Danışan hizmetleri +90 224 245 55 11
Çalışma Saatleri 10:00 - 18:00
Danışan Destek +90 224 245 55 11
Çalışma Saatleri 09:00 - 17:00

NASIL SAĞLIKLI KALABİLİRİZ?

  • Ruhun çırpınış ve çığlıklarını duymazdan gelirsek, ifade edemediğimiz tüm duygular bedenimizde hastalık olarak tezahür eder bir süre sonra…

Ruhuna kulak ver, ses ver, nefes ver...

Bırak anlatsın özgürce…

Gerekirse omzuna yaslanıp ağlasın…

Sonra da kahkahalarla gülsün ‘sümüklü’ hallerine…

 

  • Korkana ‘’korkma’’, ağlayana ‘’ağlama’’, üzülene ‘’üzülme’’ demek, onun en doğal          

‘’hissetme’’ hakkını elinden almak demektir. Bırak, korkunun dibine vursun. İzin ver ağlasın, üzülsün… Bırak, olumsuz dahi olsa hislerini yok saymasın. Önce geçecek içinden ki en karanlık duygusunun, sonra çıkmak için aydınlığa uzattığın eli tutabilsin.

 

  • Sevgi en güçlü ilaçtır. Üstelik reçeteye bile gerek kalmadan her an temin etmek mümkündür. Yan etkileri yoktur. Bağımlılık yaratabilir. Ancak önce kendini seversen, bir de kimseyi yaradandan öte görmezsen, o risk de uçar gider.

 

  • Kahkaha en büyük sihirdir, en güçlü antidepresandan daha güçlüdür. Yaşamına gülmekten karnına ağrılar girmesine yol açan insanları ve olayları sok.

 

  • Ağzından, kalbinden, zihninden çıkan herşey duandır... Nne düşünür, ne konuşur, ne hissedersen onu yaratırsın. Bir de düşündüğünü hissedip kelam ediyorsan yaratımın üstadı olmuşsun demektir.

‘’Bu adam, bu iş, bu kadın beni hasta edecek’’ diyorsan, hele de tekrar ederek mühürlüyorsan duanı, vay haline!

 

  • Planlar yap bol bol. Planlarını hayata geçir. Adım at. Harekete geç. E vren hareketi sever. Beynin de sen plan yaptıkça, sana planlarını gerçekleştirmen için bolca zaman verir.

 

  • Gözünü dünyaya açtığın hergün seçim yapmak durumundasın… Y agökyüzündeki karanlık buluttan nem kapacak, yolda karşıdan gelen asık suratlı yaşı geçkin amcanın yüzündeki çizgileri sayacak, belediyenin aylardır kazdığı kapanmayan çukura düşecek, avuçların, dizlerin, dirseklerin yara bere içinde kıvranacaksın ya da yüzünü ısıtan güneşi selamlayacak, kaldırımdaki gözlerini yakalamaya çalışan çocuğun sana uzattığı çiçeği alacak, omzuna konan uğur böceğini farkedip hemen bir dilek tutacak ve onu başka birine sanş getirmesi haliyle sevgiyle uğurlayacaksın…

 

  • Tüm zorunlu itaatlerin ve mecburiyetlerin dizlerine, taşıyabileceğinden fazlasını yüklediklerin beline, değersizlik ve yetersizlik duyguların kemiklerine, nefes alamadığını, boğulduğunu hissettiğin tüm stresli anlar solunum yollarına yerleşir ve bir iz bırakır. Önce küçük küçük uyarır seni bedenin, duymazdan gelirsen, o izler büyür ve hastalık olarak gelir ve yapışır yakana… Bedeninin uyarıları aslında ruhunun sessiz çığlıklarıdır. Çığlığa gerek kalmasın, ruhunun fısıltılarına kulak ver!

 

  • Kendin ol!

Kendin olmaktan korkma!

Ne düşündüğünü göstermekten korkma!

İçinden ne geliyorsa onu yap!

Ne söylemek istiyorsan onu özgürce söyle!

Ya beni sevmezlerse endişesinden özgürleş! Bırak sevmeyen sevmesin. Herkes seni sevmek zorunda değil. SEN SEV KENDİNİ!

Kendini sevmeyi, beğenmeyi, onaylamayı öğrendiğini de hatırla!

İnsanları kendinle arana sokma!

Kimsenin seni senden koparmasına izin verme!

 

  • Her şey aşk, her şey çiçek, her şey böcek, her şey melek değil bu hayatta. Öfkeleneceksin, kızacaksın, HAKKınsa çatır çatır HAKKını savunacaksın, kurban gibi boyun eğip, kader böyleymiş, ışığa bıraktım demeyeceksin. YOK ÖYLE ARKADAŞ! Kendi duyguna, kendi ruhuna sahip çıkacaksın! Önce içinden geçeceksin o duygunun, sonra oturup düşüneceksin, muhakemesini yapacaksın. Aksi halde, çiçeğin böceğin altına sakladığın her duygun hortum misali seni alır, yutar. İnsansın neticede, insanlığa hürmet edecek, kendi duyguna saygı duyacaksın.
  • Sırlarınızın yüklerinden kurtulun. Sistem sırları sevmez. Bir kişiyle bile olsa paylaşın! Sizinle mezara giden sırlar alt kuşakların bedeninde hastalık olarak tezahür edebilir.

 

  • Ağzından çıkan her cümlenin dua olduğunu hatırla. Sen ne telaffuz eder, ne düşünür ve ne hissedersen onu yaratırsın. Yaşamındaki en güçlü yaratıcısın sen, mimarsın, heykeltraşsın, senaristsin, tiyatrocusun, ressamsın, yazarsın, müzisyensin… Sen hayatını tek efendis, tek sahibisin… Kurbansa kendine biçtiğin kaftan, al tepe tepe giy! Ama biliyor musun? Sen çok daha iyisini yapabilirsin! Sarıl içindeki güce, al eline batonu, kendi orkestranı yönet. Müziğe sihir kat, ölümsüzlük kat, ruh kat,yaşam enerjisi kat, inancını, aşkını kat. Öyle yönet ki orkestranı coşkuyla, son nota bitmeden daha ayakta alkışlasın herkes teker teker…

 

  • Aşkla ekilen tohumlar mutlaka filizlenir. İçine imanı katarsan güneşe doyar o filiz. Bir de güven ekle üstüne ‘’su’’lansın alabildiğine. Hele bir de teslim olmuşsan, ağaca dönüşür o filiz, meyveleriyle, rengarenk çiçekleriyle yine aşk kokar, tadına doyamazsın.

 

  • AFFET! Önce kendini sonra diğerlerini.

Evrene, sisteme, bilinçaltına güzel yüreğine sağlık tohumları ek! Sağlığına odaklan. Bedenine teşekkür et. Bedeninin ruhunun mabedi olduğunu hatırla. Hergün bedenini sev ve ruhuna hizmet ettiği için onurlandır onu.

İnan…

Sevgi ve ışık her zaman yolunu bulur…

 

Kaynak: Pınar GOGULAN – Işık Her Zaman Yolunu Bulur

Galeri

NASIL SAĞLIKLI KALABİLİRİZ?